Anne ve Bebek İlişkisi

Anne ve bebek nasıl ilişki kurar?
Anne adayı hamile kaldıktan itibaren oldukça zorlu, stresli, psikolojik, fizyolojik birçok değişikliğin olduğu bir sürece adım atar. Doğum uzmanları 9 aylık hamilelik dönemini 3 aylık trimester adı verilen eşit süreyle inceler.

Latince “3 ay“ anlamına gelen bu sürelerde bebeğin gelişimi değişir ve bu 3 aylık süre doktorunuz tarafından takip edilir.

Bebeğin doğduktan sonraki yaşadığı ilk 3 aylık dönem kimi uzmanlarca 4. Trimester dönemine denk gelmektedir. Yani, yeni doğan bebek hala kendisini anne karnında hissetmektedir. O nedenle, bazı uzmanlar “yeni doğan “ve “bebek” kavramlarını daha net ayırmaktadır.

Bebeklik süreci ise, 1 yaşına kadarki dönemi işaret etmektedir. Bebek, ilk 3 ay zarfında kendisini annenin bir uzantısı gibi görür. Bebek annenin bir parçasıdır, ona bağımlıdır. Dış dünyanın hiç farkında değildir. Bebek için bu süreçte sadece “beslenme” önem taşımaktadır.

Anne - bebek ilişkisi bebeğin rahme tutunmasıyla başlar.
Her anne-bebek ilişkisi, kendine özgü dinamikleri olan özgün bir ilişkidir. Sadece ikisi arasında gelişen bir bağdır ve hamileliğin devamı ile giderek güçlenir.
Normal ya da epidural doğumlarda dünyaya gelen bebeklerin ağlamaları (annenin uyanık olması durumunda) annenin yanına getirildiği anda sustuğu görülmektedir.
Burada annenin kokusu, sesi, kalp atışı ve aralarında gelişen, bilinemeyen bir bağ oluşunu ortaya koymaktadır.

Bebek annenin sesini tanır, kokusunu tanır ve kendini onun yanında güvende hisseder. Anne - bebek arasında doğum öncesinde oluşan ilişki, doğum sonrasında da devam eder. Yine kendisini besleyen kişinin annesi olması, onun yanında güvende hissetmesi bebeğin beklentileridir. Bu ilişki emzirme ve bakım ile daha da kuvvetlenir. Annenin bebeğini kabullenmesi daha anne karnında başlar ve doğum ile daha da fazla ortaya çıkar. Doğum, anne ile bebeğin beraber yaptıkları ilk iştir. Bebeğe alışma ve onunla iletişim kurma belli bir zaman ve sabır gerektirir.

Anne, doğumla birlikte yeni bir sorumluluk alır.
Anne, her ne kadar hamilelik döneminde kendini anneliğe hazırlasa da doğumla beraber yeni bir sorumluluk altına girer. Bu sorumluluk çok ağırdır ve bebekler hakkında hiç birşey bilmemektedir. Etrafta başka bebekler olsa da unutmayın, her bebek ayrı bir bireydir ve ihtiyaçları, özellikleri farklıdır. Anne bu sorumlukla baş ederken, hem bebeğinden hem de etrafında yardımcı olabileceğine inandığı güvendiği kişilerden yardım almalıdır. Bazen anne bebekten de yardım alabilir. Bebeğinin işaretlerini ve hareketlerini doğru okumak her zaman bebeğe iyi gelecektir. Bu durum zamanla anneye de olumlu bir şekilde yansır.

Ağlayarak iletişim kurmak, bebeklerin bildiği tek iletişim yoludur.
Bebek, bu dönemde ağlar ve ağlayarak iletişim kurmak bildiği tek iletişim yoludur. O nedenle anne, bebeği ağladığında paniklememeli, ne için ağladığını çözmeye çalışmalıdır. Bebekler; karınları acıktığında, altları kirlendiğinde, gazları olduğunda, ya da sadece canları ağlamak istediğinde ağladıkları gibi kimi zaman da kendilerini farkettirmek için bile ağlayabilirler. Eğer anne bebeğinin neden ağladığını farkedebilir, buna göre önlemler alırsa bebeği ile birlikte daha sıkıntısız bir dönem geçirir.

Unutulmamalıdır ki; doğum hem bebek, hem de anne için ilk kez yaşadığı farklı bir dönemdir. Her ikisi de yeni bir hayata uyum sağlamak zorundadır. İster istemez, zorluklar yaşanacaktır. Alışma süreci çok önemlidir. Anne bu alışma döneminde hem bebeğe hem de kendine zaman tanımalıdır.

Gülçin BALKI - Psikolojik Danışman
Norm Danışma Merkezi
234 89 77-78
www.normdanismanlik.com