Çocuk İçin Ailede Babanın Rolü
Çocuk İçin Ailede Babanın Rolü
Evin gizli kahramanı; Baba

Aile, toplumun en küçük birimidir ve anne-baba-çocuklardan oluşur. Bu tanımdaki baba ise ailenin temel direği; esas olarak evi geçindiren, ailesini kötülüklerden ve zorluklardan koruyan çok önemli bir "KAHRAMAN"dır.

Bu kahraman uzun yıllar boyunca kız ve erkek çocukları için ayrı anlamlar ifade etmesine rağmen hep vazgeçilmez bir kişidir. Babanın varlığı evdekilere güven verir, çoğu zaman da biraz çekinmeyle karışık saygı görür. Geleneksel Türk aile yapısına baktığımızda baba; evde her şeye karışmayan, ağır, saygı duyulan, hatta korkulan, çocuklarıyla iletişimi yüz-göz olmak şeklinde algılayan, çocuklarıyla ilgili kararlarda ve olaylarda asla ön plana çıkmayan genelde anneyi aracı olarak kullanan bir figür olarak karşımıza çıkar. Bu geleneksel yapı, toplumdaki değişime paralel olarak bugün epey değişmiştir. Evde annenin de artık çalışması, babanın bu rolleri üzerinde oldukça değişim sağlamıştır. En azından artık babalar da çocuklarını dinlemekte, ihtiyaçları olduğunda çocuklarıyla birlikte olabilmekte, anlamaya çalışmaktadırlar.

Anne-baba-çocuk üçgeni hayati önem ifade ediyor.
Anne-baba-çocuk üçgeni hayati önem ifade ediyor. Bu rol ve figürler aslında hayatın ta kendisidir. Tüm yaşam bu üçgendeki ilişkiler üzerine kurulmuştur. Çocuğun zihinsel, fiziksel ve sosyal gelişimi, büyümesi, gelecekteki yaşamı, iş ve özel hayatı, aile yapısı, verimli olması ya da olmaması, kişisel ilişkileri hepsi ama hepsi ailesinde yaşadığı ortamın, anne-baba-çocuk ilişkisinin sonucudur. Bu sonuç olumlu olabildiği gibi olumsuz da olabilir. Bir ailede babanın yokluğu önemli bir taşın eksikliğidir. Annenin sorumlulukları arttığı gibi çocuğun ihtiyacı olan noktalarda yardım edilemez.

Ailede ebeveynlerden herhangi birinin eksikliği çocukta kayıplar ve maddi manevi travmalar yaratır. Ancak babanın yokluğundan kaynaklanan maddi yetersizlikten daha önemli olan manevi kayıplardır ki bunların başında da güven eksikliği gelir. Çünkü çocuklar için baba = güvendir. Bu ihtiyaç erkek çocuklarda erkek rolünün tam olarak öğrenilmesi konusunda önem taşırken, kızlarda da erkek rolünü tanıması ve olumlu bir hayat imajı için gereklidir. Özellikle erkek çocuklar cinsel rollerini babalarından öğrenir ve onları taklit ederler. Bazen anneler, oğullarının tıpkı babaları gibi yürüdüklerini, konuştuklarını, jest ve mimiklerinin aynı babaları gibi olduğunu ifade ederler.

İyi bir baba çocuğuyla nasıl iletişim kurmalı? Babayla çocuk arasındaki sağlıklı iletişimde esas nokta; saygı, ilgi, dinleme ve anlamadır. Baba, çocuklarıyla iyi bir iletişim kurmalıdır. İletişim kurarken de bazı noktalara dikkat etmelidir. Bu noktaları şöyle sıralayabiliriz;
  • Çocuğun da bir birey olduğu ve saygıyı hak ettiği unutulmamalıdır.
  • Çocuğun büyümesine izin verilmelidir. Türk aile yapısında erkek çocuklara sorumluluk verilmemesi, gelecekteki yaşamlarında da sorunlara yol açar. Erkek çocuk, ailesi tatildeyken evde kalıp gitar kursuna gitmek istiyorsa faturaları yatıramayacağı, kapıyı kilitlemeyi unutacağı gerekçesiyle aile izin vermez. Çocuk da bu sorumluluğu almadığında çatışma çıkar. Baba burada çocuk evde tek kaldığında ona ne gibi sorumlulukları olacağını anlatmalı, bunları yerine getirdiği takdirde kalabileceğini belirterek izin vermelidir.
  • Çocuk dinlenmeli, anlamaya çalışılmalı, ilgilenilmelidir.
  • Çocuğun her konuda sorumluluğu alınmalı ve anneyle paylaşılmalıdır.
  • Çocuk babadan korkmamalı, ilişkisi otorite saygı ve sevgi içermelidir. Çocuklar babadan korkusundan değil, yanlış olduğu için bazı şeyleri yapmaktan çekinmeli.
  • Çocuklar babalarına bir şey söylediklerinde olumsuz karşılanacaklarından korkmamalıdır. Aksi taktirde yalan davranışı gözlenir ve pekişir.
  • Çocuk, her zaman yönlendirilmeye ihtiyaç duyar. Evde mutlaka duyarlı, tutarlı kurallar olmalıdır. Bu kurallardan çok fazla taviz verilmemelidir.
  • Çocuğun her istediği yapılıp, alınmamalıdır. Bu çocuğu doyumsuzluğa iter.
  • Günümüz şartları biraz zorlanarak, çocukla kaliteli zaman geçirilmelidir. Özellikle erkek çocukların bu iletişime daha fazla ihtiyaçları vardır.
  • Fiziksel ve duygusal cezadan uzak durulmalıdır. (Dayak, rencide edici sözler, hakaret, küfür vs.)
  • Çocukla arkadaş olmak yerine ona arkadaşça davranılmalı. Ailelerin günümüzde en çok ‘çağdaş aileyiz’ tanımlamasıyla yaptıkları yanlışların başında anne baba kimliklerinden sıyrılıp arkadaşı gibi davranmaları geliyor. Özellikle genç erkeklere arkadaşı gibi davranmak yerine ona babası olduğunuzu, daima ona destek vereceğinizi hissettirerek baba olmalısınız. Çünkü onun babaya ihtiyacı vardır.
  • Gelişmesine katkıda bulunun. Çocuklarınızı başka çocuklarla kıyaslamak onun kendini mutsuz ve yetersiz hissetmesine neden olur. Bunun yerine babanın çocuktaki farklılıkları görüp, bu yönleri geliştirmesine yardımcı olması gerekir.
  • Çocuklarla inatlaşmaktan kaçınılmalıdır. Çocuklar kendilerini ispatlamak amacıyla çatışmaya girebilirler. Bu durumlarda anne ve babalarının desteğine ihtiyaç duyan çocuklarla inatlaşmak, aşırı ve mantıksız yasaklarda diretmek inatlaşmalarına yol açar. İnatlaşmak da evden kaçma, okulu bırakma gibi olumsuz sonuçlar doğurur.
Evde baba figürü olmayan çocuklarda görülen olumsuz davranışlar nelerdir?
Boşanma ya da kayıp veya diğer durumlardan dolayı evde baba yokluğu yaşayan çocuklarda genelde 2 tip olumsuz davranış gözlenir.

Saldırganlık ve davranış problemleri.
Saldırganlık ve davranış problemleri. Evde, belli bir otoritenin olmayışı, otorite boşluğu yaratır. Çocuklar bu boşlukta bocalar ve hareketlerini ayarlayamazlar; dikkatleri dağılır, öğrenme problemleri yaşarlar ve akademik başarısızlık baş gösterir, yalan söyleme gözlenir. Eğer evde anne de olumlu bir tutum sergileyemiyorsa bu tutumlar devam eder ve artış gösterir.

Diğer bir davranış şekli de sinme.
Bu tip çocuklar ise içlerine kapanırlar. Sosyal hayata ve tanımadığı kişilere karşı oldukça mesafeli ve ürkektir, korkuları vardır. Eğer anne, yine babanın yokluğunu olumlu bir şekilde tolere edemezse bu sorunlar görülür ve devam eder. Güven eksikliği nedeniyle hayata dair bakış açıları olumsuzdur. Erkek çocuklarda belirgin, aşırı ve abartılı erkeksi davranışlar gözlenebildiği gibi, efemine (Kadınsı) davranışlar da görülebilir. Kız çocuklarda da hemen hemen aynı özellikler gözlenir. Aşırı erkeksi davranışlar veya yaşlarından büyük kadınsı davranışlar gösterebilirler. Ürkeklik, sebepsiz korkular, aile birlik ve bütünlüğünün yerinde olmamasının getirdiği karmaşa çocukları oldukça yıpratır. Oynayan taşların yerine yeniden oturmasını beklemek önemli bir süreçtir. Çocukların bunu tek başına yapmaları mümkün değildir. Mutlaka bir yetişkinin yardımı olmalıdır. Birçok durumda anne bu rolü üstlenir. Baba figürü bulunmayan evlerde anneye oldukça fazla görev düşmektedir. Anne, babanın yokluğunda hangi görevlerle baş başa kalıyor?

  • Anne çocuğa babanın neden evde olmadığını açık ve onun anlayabileceği bir şekilde açıklamalıdır.
  • Evde, tutarlı ve sağlıklı bir disiplin ortamı sağlanmalıdır.
  • Çocukla anlama ve dinleme üzerine bir ilişki kurulmalıdır.
  • Eğer çocuğun babası vefat ettiyse, çocuğun baba hakkındaki soruları cevaplanmalı ve ona babası anlatılmalıdır.
  • Ebeveynler boşanmışlarsa yine baba hakkında sorulan sorular cevaplanmalı, baba hakkında anne ne kadar olumsuz düşünürse düşünsün, çocuğa babanın olumlu yönleri anlatılmalıdır. Çocuk baba ile arada bir aracı gibi kullanılmamalıdır.
  • Ailenin bir yakınından (Dayı, amca, ağabey vs.) özellikle erkek çocukla arada sırada birlikte olması istenmelidir. Bu kişinin olumlu bir imajının olmasına dikkat edilmelidir.
  • Cinsel kimlik gelişimi önemli bir basamak olduğu için anne bu konuda da kendini eğitmelidir. Sorulan sorulara çocuğun yaşına uygun, doğru ve açık cevap verilmesi gerekir.
  • Kız ya da erkek çocuk ayırt edilmeden evde mutlaka bir sorumluluk verilmelidir.
  • Mümkün olduğunca sosyal, kendini ifade etmesine olanak veren, özgüven geliştirici faaliyetlere yönlendirilmelidir.

  • Unutulmamalıdır ki, çocuklar anne ve babalarının aynasıdır. Kendinizde olan hoşlanmadığınız huylarınızı ya da fark etmediğiniz her özelliğinizi çocuklarınız da görebilirsiniz.

    N. Gülçin BALKI
    Norm Psikodrama Ve Psikolojik Danışma Merkezi
    0212 234 89 77-78
    www.normdanismanlik.com


    Arkadaşıma Gönder Yazdır Önceki Sayfa Başa Dön