Orta Kulak İltahabı
Orta Kulak İltahabı
Orta kulak iltihabı çok sık karşılan bir durumdur. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr.Anıl Güngör çocuklarda sıklıkla görülen orta kulak iltihapları ve kulak tüpleri ile ilgili merak edilen soruları cevapladı.

6 ay ile 6 yaş arasındaki çocukların çoğu, bir veya birkaç kere orta kulak iltihabı geçiriyor. Orta kulakta sıvı toplanması ve sık kulak iltihabı, çocuklarda çok rastlanan bir durumdur. Bu durum genellikle östaki borusunun uyumsuz çalışmasına, çocukluk çağının koşulları dolayısı ile sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonlarına ve gelişmekte olan bağışıklık sisteminin yetersiz kalmasına bağlıdır. 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocukların çoğu, bir veya birkaç kere orta kulak iltihabı geçirir. Daha büyük çocuklarda orta kulak iltihabı geçirme olasılığı daha düşüktür. Eğer orta kulak iltihabı tedavi edilmezse ve uzun süre devam ederse, çocuklarda kalıcı işitme kaybı kulak zarında ve orta kulakta düzeltilmesi zor hasar oluşabilir.

Orta kulak iltihabına yol açan başlıca etmenler; mikroplar
Kulak enfeksiyonlarına en sık neden olan mikroplar, bakteriler ve virüslerdir. Başka mikroplar da nadiren de olsa orta kulak ilihabına neden olabilir. 6 -18 aylık çocuklar, orta kulak iltihabı geçirme açısından risk altındadırlar. Bunun nedenleri, muhtemelen kulak ve kafatası yapılarındaki farklılıkla birlikte bu çocukların bağışıklık dizgesinin olgunlaşmasını henüz tamamlamamış olmasıdır.

Orta kulak iltihabı geçirme olasılığını artıran diğer etmenler şunlardır:
  • Anaokulları; anaokuluna, yuvaya, kreşe giden çocuklar daha fazla bakteriye ve virüse maruz kalırlar, bu nedenle de daha fazla orta kulak iltihabı geçirirler.
  • Sigara dumanı; sigara, puro veya pipo dumanına maruz kalan çocuklarda orta kulak iltihabı olasılığı %50 daha fazladır.
  • Emzik; emzik kullanan çocuklarda orta kulak iltihabı geçirme riski biraz daha fazla olmaktadır.
  • Aile öyküsü; anne-babası ve kardeşleri tekrarlayan orta kulak iltihabı geçiren çocuklarda orta kulak enfeksiyonu gelişme olasılığı daha yüksektir.
  • Altta yatan tıbbi sorunlar; yarık damak, Down sendromu, bağışıklık yetmezliği ve alerjik rinit gibi altta yatan tıbbi sorunları olan çocuklarda kulak enfeksiyonu riski yüksektir.
  • Mevsim; kulak enfeksiyonları sonbaharda ve kışın daha fazla görülür.
Öte yandan, en az üç ay boyunca anne sütü emmiş çocuklarda kulak enfeksiyonları daha seyrek görülmektedir. Bu durum, sütün bağışıklık yönünden koruyucu etkisiyle ve emzirme sırasında çocuğun başının ve yüz kaslarının biberonla beslenmeye göre daha farklı konumda olmasıyla açıklanmaktadır.

Orta kulak iltihabından koruyabilirsiniz.
Bebeklerin anne sütüyle beslendiği andaki pozisyonu, biberonla beslenmeye göre hastalığı önlemede daha etkindir. Yapılan araştımalarda oturarak beslenen bebeklerin, orta kulak iltihabına daha az yakalandığı görülmüştür. Ayrıca anne sütündeki maddeler, bağışıklık sağlar ve hastalığa yakalanma riskini azaltır. Ayrıca bebeğin temizlik koşullarına dikkat edilmelidir. Bulunduğu ortamın hijyenik olmasına özen gösterilmelidir. Kulak ağrısı çeken çocukların doktora götürülmesi hastalığın ilerlemeden tedavisi için gereklidir. Kulak yolunun tahrip edilmesi, kulak çöpünün yanlış kulanılması, diş çıkarmak kulak ağrısına neden olabilir.

Soğuk algınlığını önlemek için yapılan aşılar bakterilerin de üremesini engeller ve hastalığa yakalanma ihtimalini azaltır.Yapılacak düzenli kontrollerle, tedavinin nasıl devam edeceğine karar verilir. Kulaktaki sıvının boşalıp boşalmadığına bakılır. Kulağa sık sık su kaçmasını önlemek, üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak orta kulak iltihabından korunmak veya şiddetlenmesini önlemek için gereklidir.

Basit önlemler alabilirsiniz
  • Çocuğunuzun bağışıklık sistemini harekete geçirmek için, onu sık sık temiz havaya çıkarmalı, evin içindeki hava ısısının da değişmesini sağlamalısınız.
  • Soğuk kış günlerinde, ona mutlaka kulağını kapatan bir bere ve kalın giysiler giydirmelisiniz
  • Çocuğunuzun yakınında kesinlikle sigara içmemelsiniz. Aynı şekilde misafirlere de içirmemelisiniz.
  • Çocuğunuzun burnu tıkalıysa, bu durumu gidermek için odasını havalandırmalısınız. Halı kaplatmamalı ve tüylü oyuncaklardan onu uzak tutmalısınız.
Orta kulak, kulak zarının hemen arkasında bulunan havayla dolu bir boşluktur. Kulak zarı titreştiğinde, orta kulaktaki küçük kemikçikler de titreşirler ve sesin iç kulağa, buradan da sinirler yoluyla işitme merkezine iletilmesi sağlanır. Normal işitme ve normal orta kulak fonksiyonu için orta kulağın hava ile dolu olması ve orta kulak basıncının atmosferik basınç ile eşitlenmiş olması gereklidir. Burnun gerisindeki geniz bölgesi ile orta kulak arasında bulunan östaki borusu, dış ortam ile orta kulağın basıncının aynı olmasını sağlar. Esneme veya yutkunma sırasında bazen kulağınızdan gelen sesler, östaki borusunun açılıp kapanarak orta kulaktaki basınç ile dış ortam arasındaki basıncı eşitlemesi sırasında kulak zarının hareket etmesine bağlıdır. Bakteri ve virüsler damlacık enfeksiyonu yolu ile olduğu gibi, östaki borusu yoluyla da orta kulağa ulaşabilirler. Bunun sonucunda orta kulakta iltihap sıvısı toplanır. Orta kulak iltihabı tedavi edilmediğinde veya art arda tekrarlayan iltihaplanmalar olduğunda orta kulaktaki sıvı birikimi sürekli hale gelebilir.

Çocuklarda östaki borusu fonksiyonu, erişkinlerde olduğundan daha yavaş ve daha yetersizdir. Östaki borusunun şekli, eğimi ve boyu erişkinden çok farklıdır. Östaki borusu ya yetersiz açılmakta ya da sıklıkla, gerektiğinde kapanmamaktadır. Östaki borusunun bu uygun olmayan fonksiyonu, çocuklarda geniz eti iltihaplanması ve büyümesi gibi durumlarda daha da bozulur. Allerji, sinüzit ve sigara dumanına maruz kalma da sıklıkla östaki tüpü fonksiyonunun bozulmasına neden olur. Bu durumun sürekli olması halinde orta kulaktaki iltihabi sıvı kalıcı hale gelir, koyulaşır ve zamk kıvamına erişebilir. Bu sıvı metabolik aktivite sonucu ortaya çıkan yan ürünler sebebi ile uzun dönemde kulak zarına, orta ve iç kulağa zarar verebilir. Ayrıca sıvı varlığında işitmede %30´a varan kayıp olabilir. Bu sıvıda protein ve şeker olduğundan orta kulakta mikropların üremesi, dolayısıyla da sık sık yeni orta kulak iltihaplarının gelişmesi kolaylaşır.

Orta kulak iltihabının belirtileri nelerdir?
Çok küçük çocuklar nerelerinin ağrıdığını, tam ifade edemedikleri için dolayısıyla kulak ağrısını da tam ifade edemeyebilirler. Orta kulak iltihaplarının çoğu, çocuğun son 10 gün içinde geçirdiği bir soğuk algınlığını takiben gelişir. Çocuğunuzda aşağıdaki belirtiler varsa orta kulak iltihabı olabilir:
  • Sürekli kulaklarını çekiştirmesi ve kaşıması, huzursuzluk
  • İştah azalması ve uyku düzeninde değişiklik
  • Kulak akıntısı
  • İşitme güçlüğü
  • Ateş
  • Uzun süreli durumlarda ayrıca denge bozuklukları, sık sık düşme, çarpma, sakarlık, yürümede gecikme
  • Konuşmada gecikme, çocuğun konuşmalarının anlaşılamaması
Çocuğunuzda orta kulak iltihabından şüpheleniyorsanız KBB doktorunuza başvurunuz. Doktorunuz çocuğunuzun kulağına otoskop adı verilen ışıklı bir aletle bakacak, pnömatik otoskopi ile orta kulağı ve kulak zarının hareketliliğini değerlendirecek ve gerekiyorsa timpanometri adı verilen bir test ile orta kulak basıncı ve fonksiyonunu ölçecektir. Gerekli görülen durumlarda işitme testi de istenebilir. Çocuğunuzun kulağında tesbit edilen duruma göre uygun tedavi başlanacaktır.

Tedavi veya ameliyat ne zaman gerekiyor?
Son yıllarda birçok çocuğa kulak tüpü takıldığını duymuşsunuzdur; ancak cerrahi tedavi, orta kulak iltihabında ilk tercih edilen tedavi yöntemi değildir. Orta kulak iltihaplarının %70´i kendiliğinden, hiçbir müdahale yapılmadan iyileşirler. Çünkü birçoğu virüslere bağlıdır veya vücudun normal bağışıklık sistemi bu enfeksiyonları yener. Bakterilerin neden olduğu orta kulak iltihaplarında antibiyotik tedavisi de çoğu zaman başarılıdır.

Ağız yolu ile alınan dekonjestanların ciddi yan etkileri mevcut
Dekonjestanlar (burun tıkanıklıklarını gidermek için kullanılan geniş bir ilaç sınıfı) ve antihistaminikler (histaminin vücuttaki etkilerini ortadan kaldırmak için dışarıdan verilen ilaçlar) grubunda yer alan ve soğuk algınlıklarında kullanılan ilaçların (burun damlası veya hap-şurup biçimlerinde), orta kulak sıvısının toplandığı durumlarda östaki tüpünü açmak ve sıvının buradan boşalmasını sağlamak konusunda hiç bir faydaları olmadığı dünya literatüründe defalarca gösterilmiştir. Özellikle ağız yolu ile alınan dekonjestanların ciddi yan etkileri mevcuttur. Ancak faydalı olacağı inancı ile sık sık ve hatalı olarak tavsiye edilirler. Faydası olmayan bir ilacın kullanımı çocuğunuzu gereksiz yere risk altına sokar ve ciddi ilaç yan etkilerine maruz bırakır. İlaç tedavisiyle orta kulak iltihabı ve orta kulak sıvısı düzelebilir. Östaki borusunun bu yaşlar geçinceye kadar yetersiz olan fonksiyonu nedeniyle yeni bir soğuk algınlığında orta kulakta tekrar iltihaplanma veya sıvı toplanması görülebilir. Eğer çocuğunuzun orta kulak iltihabı uygun tıbbi tedaviye cevap vermezse, sıvı birikimi sürekli hale gelirse ve işitme kaybı fazla ise cerrahi tedavi önerilebilir.

Tüp takma kararında şu kriterler kullanılıyor
  • 6 aylık bir dönemde 4 veya daha fazla orta kulak iltihabı olması
  • 12 aylık bir dönemde 6 veya daha fazla orta kulak iltihabı olması
  • Tek kulakta 6 aydan fazla süreli sıvı bulunması
  • Her iki kulakta 3 aydan fazla süreli sıvı bulunması
  • Orta dereceden fazla işitme kaybı
  • Orta kulak iltihabı sırasında komplikasyon (menenjit, beyin absesi, yüz felci gibi)
  • Antibiyotiklere şiddetli ve yaygın alerjisi olan çocuklarda
  • Yenidoğanda yüksek ateşle seyreden orta kulak iltihabı
  • Bağışıklık eksikliği olan bebeklerde orta kulak iltihabı
Kulak tüpü ameliyatı sırasında neler oluyor?
Ameliyatta kulak zarına küçük bir tüp yerleştirilir ve orada bırakılarak orta kulağa tüp yoluyla hava gitmesi sağlanır. Kulak tüpleri çeşitli biçimlerde olurlar ve yerleştirildikten sonra genellikle tekrar orta kulak iltihabı gelişmesini önlerler. Tüp sayesinde orta kulaktaki sıvı östaki borusu ve tüp yolu ile boşalır. Eğer ameliyatın ne olduğunu anlayabilecek yaşta ise, çocuğunuza onu nelerin beklediğini anlatarak kendini ameliyata hazırlamasına yardımcı olabilirsiniz.

Kulak tüpü ameliyatından sonra çocuğa özel bir bakım gerekir mi?
Kulak tüpleri, orta kulağa hava gitmesini sağlayarak genellikle tekrarlayan orta kulak iltihaplarını önlerler. Bununla birlikte, kulak tüpü takıldıktan sonra kulak yolundan orta kulağa su girmesi ihtimali ortaya çıkar. Bu durumda, sudaki bakteri ve virüs cinsi mikropların orta kulakta iltihaba neden olması mümkündür. Bu nedenle, kulak tüpü takıldıktan sonra suyla ilişkili bazı faaliyetlerde (yüzme, banyo, duş, vs.) çocuğun kulak yolunu korumak, gerekirse tıkaç kullanmak uygun olacaktır. Doktorunuz kulak tıkacını nasıl hazırlayacağınızı veya ne tür bir tıkaç temin etmeniz gerektiğini size açıklayacaktır.

Kulak tüpü varlığında kulak iltihabı oluşma riski azalır ancak devam eder.
Kulak iltihabı anne-bablar veya bakıcılar-öğretmenler tarafından kolaylıkla teşhis edilirler çünkü kulaktan ağrısız akıntı olur. Bu durumda kulak iltihabının tedavisine antibiyotikli kulak damlası ile başlanır. 3-4 gün içinde tedaviye cevap vermezse ağızdan antibiyotikler verilir. Çok nadiren akıntı ilaç tedavisine cevap vermediğinde tüpün yenisi ile değiştirilmesi gerekebilir. Kulak tüpü, kulak zarında genellikle 12-18 ay süreyle kalır; daha sonra kendiliğinden kulak yoluna düşer ve kulak zarında tüpün takıldığı delik kendiliğinden kapanır. Bu süreden daha önce tüpler düşebilir veya tıkanabilirler. Düşen tüp, kulak kanalından dışarı çıkmayabilir; bu nedenle tüpün kulak zarından düşüp düşmediğini göremeyebilirsiniz. Tüpün kontrolünu belli aralıklarla doktorunuz yapacaktır. Eğer tüp kendiliğinden düşmezse, doktorunuz 18 ay ile 3 yıl arasındaki bir sürede tüpün alınması gerektiğini bildirecektir. Kulak tüpleri, orta kulak iltihaplarının önlenmesinde oldukça etkili olmakla birlikte, tek bir uygulama kesin tedavi için yeterli olmayabilir. Tüpler ancak yerinde kaldıkları süre içinde yarar sağlarlar; tüp düştükten sonra iltihabın tekrarlaması halinde tüpün yeniden takılması gerekebilir. Östaki borusunun fonksiyonlarında düzelme yaşla beraber ortaya çıkacaktır ve çocuğunuz sürekli tüp ile yaşamak zorunda kalmayacaktır.

Anadolu Sağlık Merkezi
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr.Anıl Güngör


Arkadaşıma Gönder Yazdır Önceki Sayfa Başa Dön