Bebekler ve Soğuk Algınlığı

Bebekler, diğer hastalıklara oranla soğuk algınlığına veya üst solunum yolları enfeksiyonlarına daha fazla yakalanır.  
Yaşamlarının ilk iki yılı boyunca, çoğu bebek 8-10 defa soğuk algınlığı geçirir. Eğer bebeğiniz bir çocuk yuvasında ise ya da evde okul çağında çocuklar var ise, çocuklar arasında kolaylıkla yayılan soğuk algınlığını bu dönemde daha fazla geçirmesi beklenebilir. Çoğu soğuk alıngınlıkları daha kötü rahatsızlıklara yol açmadan kendiliğinden geçerler.      

Virüsler nasıl bulaşır?
Soğuk algınlığı virüslerle meydana gelen bir hastalıktır. Bir hapşırma ya da öksürme bu virüsün direkt olarak bir insandan diğer bir insana geçmesine neden olabiir. Ayrıca, bu virüs aşağıdaki yola dolaylı olarak da yayılabilir:
Bu virüse yakalanmış bir yetişkin ya da çocuk, öksürerek, hapşırarak veya burnuna dokunarak bu virüsü ellerine bulaştırır ve daha sonra sağlıklı bir insanın ellerine dokunur. Bu sağlıklı insan, yeni mikrop kapmış elini burnuna dokundurur ve böylece mikrobik ajanın çoğalabileceği ve olgunlaşabileceği burun ve boğaz bölümüne yerleşmesine yol açar. Bu durum soğuk algınlığı belirtilerinin ortaya çıkmasına yol açar. Bu döngü yeni hastadan diğerlerine bulaşarak kendini tekrar eder.       

Nasıl korumalısınız?
Eğer bebeğiniz üç aydan daha küçükse, onu soğuk algınlığından korumanın en iyi yolu bu rahatsızlığı taşıyanlardan uzak tutmaktır. Bu, özellikle soğuk algınlığı virüsünün yoğun bir sirkülasyonda olduğu kış aylarındaki en doğru korunma yöntemidir. Yetişkin bir insanda veya büyük bir çocukta hafif geçen soğuk algınlıkları, bebeklerde çok daha ciddi bir şekilde yaşanabilir.

Eğer bebeğiniz üst solunum yolları enfeksiyonuna yakalanmışsa, onu düzenli olarak doktora götürmenize gerek yoktur. Eğer bebeğiniz üç aylık ya da daha küçük ise, hastalığın ilk belirtisinde hemen dokorunuzu aramanız gerekir. Genç bir bebekte, belirtiler yanıltıcı olabilir ve geç müdahalede bronşit ve zatürre gibi ağır hastalıklara dönüşebilir.

Aşağıdaki durumlardan biri görüldüğünde mutlaka doktorunuzu aramalısınız:
● Bebek sürekli öksürüyorsa
● İştahı yoksa ve beslenmeyi reddediyorsa
● Ateşi varsa.
● Aşırı sinrili görünüyorsa
● Alışılmışın dışında uykulu görnüyorsa veya uyanmakta güçlük çekiyorsa

Tedavisi
Soğuk algınlığının genel bir tedavisi maalesef yoktur. Bakteriyel enfeksiyonlarla mücadele için antibiyotikler faydalıdır ancak virüsler üzerinde bir etkiye sahip değildir. Bu yüzden yapacağınız en iyi şey çocuğunuzu olabildiğince rahatlatmaktır. İyi dinlendiğinden ve daha fazla sıvı aldığından emin olmalısınız. Eğer ateşi varsa, Acetaminophen veya ibuprofen verebilirsiniz. Ibuprofen, 6 aylık ya da yaşı daha büyük çocuklarda kullanılabilir. Ancak, ibuprofen dehitratasyon yaşayan (vücudun susuz kalması) ve devamlı kusan çocuklara kesinlikle verilmemelidir. Mutlaka çocuğunuzun yaşına uygun dozda ilaç kullandığınızdan emin olmanız gerekir. Doktorunuza danışmadan soğuk algınlığı için başka bir ilaç kesinlikle kullanmayın. Doktor kontrolünde olmayan tedaviler solunum yollarının sık sık kurumasına veya burun salgısının daha yoğun olmasına yol açar. Ayrıca bu tür tedavilerin uyuklama, uyuşukluk gibi yan etkileri de vardır.         
Öksürük ilaçları, öksürük ve soğuk algınlığı için uygun preparatlar, doktor onayı olmadan kesinlikle 3 yaş altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır. Öksürük, alt solunum yollarının balgamdan temizlenmesini sağlayan koruyucu bir mekanizmadır ve genellikle öksürüğü önlemek için bir sebep yoktur.
Eğer bebeğiniz burun tıkanıklığından dolayı beslenme sorunları yaşıyorsa, plastik bir burun aspiratörü ile burnunu temizleyin. İlk önce aspiratörün kauçuk pompasını sıkın ve hafif bir şekilde aspiratörün ucunu burun deliklerinden birinin içine yapıştırın ve sonra yavaşça pompayı serbest bırakın. Bu küçük miktarda emme, tıkanık olan burundaki sümüğü burundan çıkaracak, bebeğinizin tekrar rahat nefes almasını ve beslenmesini sağlayacaktır. Bu teknik bebeğinizin ilk 6 ayında iş görecektir, ancak çocuğunuz büyüdükçe, sizin bu yöntemi kullanmanıza engel olmaya çalışacak ve işinizi zorlaştıracaktır.          
Eğer bebeğinizin burnundaki salgı çok yoğun ise, doktorunuz tuzlu damlalarla bu yoğunluğu çözmenizi tavsiye edebilir. Sabun ve suyla yıkanmış ve temiz suyla durulanmış bir damlalıkla beslenmeden 15-20 dakika önce her bir burun deliğine tuzlu damlalardan ikişer damla damlatın. Ve hemen yukarıda anlatılan şekilde burun aspiratörünü kullanın. Hiçbir zaman içerisinde tıbbi ilaçlar bulunduran burun damlaları kullanmayın. Sadece normal tuzlu burun damlaları kullanın.    
Bebeğiniz soğuk algınlığına ya da üst solunum yolları enfeksiyonuna yakalandığında odasına bir soğuk buhar makinesi koymanız, burun salgısının daha akıcı olmasını ve bebeğinizin daha rahat hissetmesini sağlayacaktır. Daha iyi faydalanabilmesi için buhar makinesini çocuğunuza yakın yerleştirmelisiniz. Makinede oluşan bakteri ve küften meydana gelebilecek bulaşıcı hastalıkları önlemek için buhar makinesini her gün aralıklarla temizleyip kurutmanız gerekir. Soğukalgınlığı gibi durumlarda sıcak su buharı üreten makineler kullanmanız tavsiye edilmez. Bu makineler çeşitli yanıklar meydana getirebilirler.

Kaynak: American Academy of Pediatrcis Web Sitesi www.aap.org
"Caring for Your Baby and Young Child: Birth to Age” kitabından alınmıştır.